21 Eylül 2012 Cuma

Bilinmezliğe Koşmak

İngiltere'de 24 Kasım'da Piece of String Fun Run adında daha önce hiç duymadığım türde bir yarış düzenlenecek. Zaten yarışın sitesi de bunun kendi türünde dünyadaki ilk örneği olacağını söylüyor. Yarışın mesafesi ve süresi belli değil. Yani katılanlar yarışın ne zaman biteceğini bilmeden koşmaya başlayacaklar ve kendilerine yarışın bittiği söylenene kadar koşmaya devam edecekler.

Yarış 10km civarındaki turlu parkurlarda düzenleniyor. Her bir turu bitirmek için belli zaman limitleri var, dolayısı ile çok yavaş gitmeniz mümkün değil. Yarışın iki direkörü yarıştan önce olası yarış sürelerini ve senaryoları içeren 5 tane kapalı zarf hazırlıyorlar. Yarışın başlamasına çok az zaman kala zarfların içeriğini bilmeyen bir koşucu bunlardan birini seçiyor. Zarfı sadece yarış direktörleri görüyor ve dolayısı ile yarışın ne zaman biteceğini sadece onlar biliyor. Parkur üzerindeki görevliler ve gönüllüler dahil hiç kimsenin de haberi olmuyor.




Yarışa katılma ücreti sadece 1.37 pound. Ama her isteyen katılamıyor. Önce yarış direktörüne bir e-posta göndermek gerekli. Bunun içerisinde bir yarışta çekilen ve en kötü halinizi gösteren bir fotoğraf ile birlikte bu yarışa neden kabul edilmeniz gerektiğini anlatan bir yazı yazıyorsunuz. Eğer bu yarışa katılmak için yeterince tecrübeli (çılgın?) olduğunuza karar verilirse kabul ediliyorsunuz. İlk kez bu sene düzenlenecek yarışın kayıtları çoktan kapanmış ve koşacak kişiler belirlenmiş durumda. Sitedeki sıkça sorulan sorular bölümü de oldukça eğlenceli.

Bu gerçekten ilginç bir konsept. 5km de olsa 200km de olsa her yarışta insanın önünde bir hedef var. 24 saat veya 48 yarışlarında da önünde bitirmesi gereken bir süre var. Çoğu zaman insan ne kadar yorgun ve bitkin olursa olsun devam etmesini sağlayan da önünüzdeki hedef. Bu mesafeyi ve süreyi bir şekilde tamamladığınızda bitireceğinizi biliyorsunuz. Ama böyle bir yarışta koşmak çok daha farklı boyutta bir zihinsel zorluk içeriyor. Böyle bir yarışın en az 12-15 saatten önce bitmeyeceğini varsayarsak (ki yarışı düzenleyenlerin uzmanlık alanının 100 mil yarışları organize etmek olduğunu söylersem çok daha uzun sürmesi muhtemel) işin zorluğu ortada. Bu yarışta sıralamanın önemi yok. Önemli olan bilinmeyen sürenin sonuna kadar koşmaya devam etmek veya pes edip bırakmak.

Bu bana bir yarıştan çok insanların gönüllü şekilde katıldığı psikolojik bir deneyi çağrıştırıyor. Ne kadar koşacağını bilmeden, önünde bir hedefi olmadan koşmaya insan beyni ne kadar dayanabilir?


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme