12 Ekim 2020 Pazartesi

Salomon Cappadocia Ultra Trail - BREAKINGFIVE Röportajı

Bildiğiniz gibi bu yıl COVID-19 sebebiyle ülkenin en büyük spor organizasyonlarından biri olan Salomon Cappadocia Ultra Trail® koşulamayacak. Fakat 17 Ekim Cumartesi günü yarış parkurunda heyecan verici başka bir proje olacak.

Salomon Türkiye Koşu Takımı’ndan arkadaşımız Mehmet Soytürk, 63 km uzunluğundaki ve 2030 metre yükseklik kazanımlı orta mesafe parkurunda zamana karşı bir meydan okumayı deneyecek. BREAKINGFIVE adındaki projede Mehmet bu parkuru 5 saatin altında koşan ilk kişi olmaya çalışacak. Parkur yarış günündeki gibi işaretlenecek ve yarıştaki istasyonlar her zamanki yerlerinde kurulacak. 

2014’den beri koşulan bu parkuru şu ana kadar sadece üç kişi 5:30 altında koşabildi ve parkur rekoru 5:05 ile Almanya’dan Moritz Auf Der Heide’ye ait. Ben de parkuru çeşitli kereler kamplarda, antrenmanlarda ve yarışlarda koşmuş biri olarak Mehmet’e aklımdaki bazı soruları sordum.


28 Mayıs 2020 Perşembe

19 Mayıs'ta Koşu Bandında 19 Saat 19 Dakika

19 Mayıs 1919’un 101. yılı anısına yapılacak 19 Mayıs Koşusu organizasyonunu ilk olarak  20 gün önce duymuştum. Macera Akademisi öncülüğünde Gençlik ve Spor Bakanlığı'ndan Atletizm Federasyonu'na kadar birçok kurum ve kuruluşun destek verdiği projeye göre bir kişi koşu bandı üzerinde 19 saat 19 dakika koşarken, Türkiye’nin ve dünyanın çeşitli yerlerinde organizasyona katılmak isteyenler Zoom uygulaması aracılığı ile tercihlerine göre 19 dakika, 1.9 km, 19 km gibi çeşitli süre ve mesafelerde koşarak bayrak yarışına katılabileceklerdi.

İlk duyduğumda proje beni çok heyecanlandırmış olsa da özellikle zamanlama itibari ile bu görevi hakkıyla yapabileceğimden kuşkuluydum. Daha önce 15-20 saatten uzun birçok koşu yapmıştım ama her zaman açık havada koşmayı tercih eden biri olarak koşu bandı üzerinde yaptığım en uzun koşum sadece 1 saat 35 dakika uzunluğundaydı. Üstelik koronavirüs kaynaklı yasaklar ve kısıtlamalar sebebiyle tüm sporcular gibi ben de son 2.5 aydır düzenli antrenman yapamamıştım. Böyle bir organizasyon için 2-3 ay önceden hazırlanmaya başlayarak koşu bandı üzerinde en azından birkaç tane 4-5 saatlik antrenman yapabilmek iyi olurdu diye düşünüyordum.

Aradan geçen birkaç gün içinde bu konuları tekrar düşünüp irdeleme fırsatım oldu. Son birkaç aydır hayatımızı değiştiren süreç sebebiyle toplumun her kesiminde olduğu gibi koşanlar arasında da olumsuz bir hava hakimdi. Hazırlanılan yarışların iptal olması, toplu antrenmanlarının yapılamaması ve yasaklar sebebiyle alışık olduğumuz şekilde koşamamak ister istemez hepimizi negatif bir ruh haline sokmuştu. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı gibi anlamlı bir günde yapılacak böyle bir organizasyonun normale dönüş yönünde bir nebze de olsa umut verebileceği  açıktı. Şartların sadece benim için değil kimse için ideal olmadığını düşündüm. Aslında çoğu zaman şartların ideal olmasını beklemenin mümkün olmadığını kendime hatırlattım ve kafamdaki soru işaretlerine rağmen teklifi kabul ettim. Bundan sonra önemli olan kalan zamanda kendimi bu mücadeleye olabildiğince hazırlamak ve elimden geleni yaparak bu anlamlı organizasyonun bir parçası olabilmekti.