6 Kasım 2019 Çarşamba

2019 Spartathlon Race Report: Today We Die A Little!

The starting line of the marathon race at the 1952 Helsinki Olympics… British athlete Jim Peters, the world record holder, is the favorite to win the race. While Peters is warming up, a skinny, balding runner comes up to him and introduces himself as Emil Zátopek. Peters, of course, knows about Zátopek but this is the first time they meet in person. Having already won the 5,000 and 10,000 meters in Helsinki, the Czech runner is one of the greatest distance runners in the world.

An hour after the start, Zátopek catches up with Peters who has been running in the lead from the start. “Jim, do you think the pace is too fast?” he asks. “No, not fast enough.” replies Peters. He would later explain that the pace was indeed fast and he only said it to mess with Zátopek. But Zátopek, who is running his first marathon, takes him seriously and starts to push the pace. In the end, Peters falls back and Zátopek wins the race becoming the first person in history to win the 5,000, 10,000 and marathon distance races at the same Olympics– a feat that has never been repeated since.

In his biography about Zátopek titled Today We Die A Little!, Richard Askwith recounts the following story: It’s four years later and Zátopek is about to run the marathon at the 1956 Melbourne Olympics. He’s now older and hasn't fully recovered from a groin hernia operation. The race is about to start at 3 pm with temperatures over 30 degrees celcius. As the athletes are putting vaseline on their shoulders to block the sun, Zátopek already knows that this will be a painful race. He turns to his competitors and says: “Men, today we die a little!”.
Sparta Photography Club

2019 Spartathlon Yarış Raporu

1952, Helsinki Olimpiyatları, maraton startı. Bir süre önce dünya rekorunu kırmış olan yarışın favorisi İngiliz Jim Peters start noktasında yerini alır. Yanına saçları dökülmeye başlamış sıska bir adam yaklaşır ve elini uzatıp "Merhaba, ben Zatopek" der. Peters tabii ki dönemin en büyük mesafe koşucularından olan ve Helsinki'de birkaç gün önce 5000 ve 10000 metreyi kazanan Emil Zatopek'i bilmektedir ama kişisel olarak ilk kez tanışmaktadırlar.

Yarış başlar ve yaklaşık bir saat sonra yarı maraton noktasına yaklaşırken, yarışı baştan beri lider götüren Peters arkasından yetişen birini duyar. Yanında koşmaya başlayan Zatopek, "Sence fazla mı hızlı gidiyoruz?" diye sorar. "Hayır, yeterince hızlı değil" diye cevap veren Peters daha sonra bunu söylerken ciddi olmadığını açıklayacaktır. Ama hayatında ilk kez maraton mesafesini koşan Zatopek, Peters'in cevabını ciddiye alarak hızlanmaya başar. Yarışı bitirip en yakın rakibinin 2 dakika önde finişi geçtiğinde aynı Olimpiyat oyunlarında 5000, 10000 ve Maraton mesafesinin üçünü birden kazanan tarihteki ilk ve tek atlet olacak ve bu başarı günümüze kadar bir daha tekrarlanamayacaktır.

Richard Askwith kaleme aldığı Zatopek'in hayat öyküsü "Today We Die A Little!"da kitaba ismini veren hikâyeyi de şöyle anlatır. Zatopek, Helsinki'den dört sene sonra 1956 Melbourne Olimpiyatları'na katıldığında artık yaşlanmış ve eski formundan çok uzaktadır. Üstelik kısa süre önce geçirdiği kasık fıtığı ameliyatından sonra henüz toparlanamamıştır. Saat 15:00'de ve 30 derecenin üstündeki sıcaklıkta koşulacak maratonda atletler güneşten korunmak için omuzlarına vazelin sürerlerken, Zatopek bunun herkes için son derece acı veren bir yarış olacağının farkındadır. Start noktasında yerini almış olan rakiplerine döner ve o ünlü sözü söyler: "Arkadaşlar, bugün biraz öleceğiz!”.


Sparta Photography Club

14 Ekim 2019 Pazartesi

Kipchoge ve 1:59:40

Geçtiğimiz Cumartesi günü 34 yaşındaki Kenyalı atlet Eliud Kipchoge Viyana caddelerinde maraton mesafesini 1:59:40'da koşarak 2 saatin altına inen ilk insan oldu.  Bu derece resmi bir yarışta koşulmadığı ve IAAF kurallarına uygun olmayan bazı özel şartlar altında yapıldığı için dünya rekoru olarak kabul edilmeyecek ama tüm bunlar dünyada büyük bir yankı bulduğu gerçeğini değiştirmeyecek.

Kipchoge maratona başladığında Ankara Eymir Gölü'nde Salomon How To Trail Run antrenmanımızı yapıyorduk. Antrenman bittikten sonra denemenin son yarım saatini canlı olarak izleme şansım oldu. Daha sonra tümünü internetten izledim, konu hakkında birçok yorum ve makale okudum. Tüm bunlardan edindiğim bilgiler ışığında bu denemenin ne anlama geldiği konusunda kendimce bir derleme yapmaya karar verdim. Kafanızda bazı soru işaretleri varsa belki biraz ışık tutabileceği gibi soru işareti olmayanların da kafasını bulandırabilir!

Konuya başlamadan önce son söyleyeceğimi en başta söylemekte fayda var. Kipchoge bana göre tarihin en başarılı maraton koşucusu. Ama bunun sebebi Cumartesi günü 2 saatin altında koşması değil. Bu deneme hiç olmasaydı bile kariyerinde koştuğu 12 maratondan 11 tanesini kazanmış olması ve dünya rekorunun sahibi olması ile bu gerçek değişmeyecekti. Katılıp da birinci bitiremediği tek maraton 2013'te ikinci olduğu Berlin Maratonu ve o yarışta birinci olan Wilson Kipsang'in Kipchoge'yi geçmesi için dünya rekoru kırması gerekmişti. Dahası okuduğum ve izlediğim röportajlarından gördüğüm kendini her yönden çok geliştirmiş olan, zihinsel açıdan da çok güçlü bir atlet olduğu ortada.

Bunu belirttikten sonra 1:59:40'ı biraz mercek altına alalım.



4 Eylül 2019 Çarşamba

Salomon Sonic RA 2 İncelemesi

Uzun yıllardır kayak, arazi yürüyüşleri ve patika koşuları gibi birçok doğa sporundaki ürünleri ile pazarın öncülerinden olan Salomon, son yıllarda yol koşularını hedef alan ayakkabılar üretmeye başlamıştı. Özellikle geçen sene piyasaya çıkan Sonic RA (Running Avenue) serisi Salomon’un yol ayakkabılarında gerçek anlamda bir atılıma geçtiğinin göstergesiydi.   

2018’de Sonic Ra ve Sonic RA Max modellerini hem antrenmanlarda hem yarışlarda uzun süre test etme şansım oldu. 2019'da ise bu serinin ikinci versiyonu olan Sonic RA 2 serisi piyasaya çıktı. Adından da anlaşılabileceği gibi serinin yenilenmiş versiyonunu 4.5 aydır çok yoğun olarak kullandım ve incelemeye değer buldum.


10 Ekim 2018 Çarşamba

Spartathlon 2018 Yarış Raporu


Spartathlon 2018… Nereden başlamalı, nasıl anlatmalı? Yarıştan beş gün sonra duygularım normale döndükten sonra bilgisayar başına geçip 1.5 saat oturdum ama birkaç satırdan fazlasını yazamadım. Sanki iki üç yarış birden koşmuş gibi hissediyordum. Öncesi, sonrası ve kendisi ile Spartathlon duygularımı başka hiçbir yarışta olmadığı kadar uyaran bir yarış. İyi de koşsanız kötü de koşsanız bu büyük bir duygu yükünün altına girmeniz kaçınılmaz. 

Başlamadan önce bir iki kısa not: Daha önce de söylediğim gibi bu raporları önce kendim için yazıyorum. Bu bencilce gibi gözükse de beni kendime karşı dürüst olmaya zorluyor ve yarışı sadece duygularımla veya sonucuna bakarak değil mantığımla değerlendirmemi sağlıyor. Bu raporlar zayıf ve güçlü yönlerimi değerlendirip kendimi geliştirmem için birer araç. Başkalarının da işine yarıyorsa ne mutlu. Bu yüzden uzun veya kısa gibi limitlerim yok. Ne kadar gerektiğini hissediyorsam o kadar yazıyorum. Kısa versiyon istiyorsanız sosyal medya hesaplarımda özetler var. 

İkincisi de Spartathlon hakkında daha önce hem Türkçe hem İngilizce olarak ince bir kitap boyutunda yazılar yazdım. Gereğinden fazla uzun olmaması için birçok şeyi burada tekrar etmeyeceğim. Eğer ilgileniyorsanız sayfanın sağ üstündeki Spartathlon sekmesinde genel bilgilerden önceki raporlara kadar her şey mevcut. Kabaca bir özet isterseniz, hikaye Herodot'dan günümüze gelen kayıtlara dayanıyor ve kayıt altındaki ilk ultramaratonu simgeliyor. Pers ordusu Atina'ya saldırmaya hazırlandığında, Atinalılar  savaşçı özellikleri ile tanınan Spartalılardan yardım istemek için en iyi koşucuları olan Pheidippides'i gönderirler. O da 36 saat içinde 246 kilometre uzaklıktaki Sparta şehrine ulaşarak Kral Leonidas'ın huzuruna varır. (Evet, Maraton hikayesi olan Pheidippides'in Marathon şehrinden Atina'ya koşup yığılıp ölme hikayesi daha sonradan olimpiyatlar için uydurulmuş bir hikaye). 


8 Ekim 2018 Pazartesi

Spartathlon 2018 Race Report - No Regrets

Spartathlon 2018… How to start, where to begin?  Five days after the race I sat in front of the computer for 1.5 hours but couldn't write more than a few sentences. Whether you have a good or a bad race Spartathlon triggers your emotions like nothing else.  

As I said in previous reports, I started writing these reports for myself. This may seem selfish but it forces me to be honest to myself and analyze the race not only with my emotions but also with a certain degree of logic. At the end of the day these reports are a tool for me to better understand my strengths and weaknesses. If they also help somebody else, great. Thus, I don't put myself any limits in terms of length and the level of detail.  There’s a short note that I posted immediately after the race on my social media accounts, if you prefer to read that. 

I’ve written three detailed English reports in the past, which you can access via the Spartathlon tab on the top right. I'll therefore try not to repeat some of the basic info about the race. But in short, the Spartathlon is a 246-kilometer (153 mile) ultramarathon from Athens to Sparta, held annually in Greece since 1983. Based on Herodotus's account, it represents the historical run of Pheidippides, who ran from Athens to Sparta before the Battle of Marathon in a day and a half to seek support against the Persians. 



24 Temmuz 2018 Salı

Hardrock 100 ve Bir Diskalifiye Üzerine

Geçen hafta sonu düzenlenen Hardrock 100 yarışında yaşanan bir olay ultramaraton camiasında oldukça büyük bir tartışma yarattı. Hardrock son yıllarda özellikle kura sistemi ve bazı seçimlerin yeterince şeffaf olmaması ile eleştirilse de bu kez konu farklıydı. Ben de başlangıcından itibaren konunun gelişimini yakından takip ettim ve çok farklı yönlerden incelenmesi gerektiğini düşündüğüm için bir yazı yazmanın faydalı olacağına karar verdim. Bu olay hakkında kendi yorumlarıma geçmeden önce isterseniz konuyu bilmeyenler için eldeki bilgiler ile neler olduğunu adım adım inceleyelim. 
Foto: Hardrock 100 

23 Aralık 2017 Cumartesi

Barcelona 24 Saat Yarış Raporu: 437.7 metrede bir gün

"One person's craziness is another person's reality. Birinin delilik olarak gördüğü başka birinin gerçeğidir." - Tim Burton
16 - 17 Aralık 2017 tarihlerinde Barcelona'da düzenlenen 24 saat pist yarışında koştum. Aşağıda neden, niçin ve nasılları ile yarışın detaylı hikayesini bulabilirsiniz.

Bu rapor ilk Türkçe 24 saat pist raporu olacağı için özellikle giriş bölümü her zamankinden biraz daha detaylı olacak. İsteyenler girişi atlayıp direk yarışa geçebilirler ama birçok nüansı kaçıracağınızı söyleyebilirim.



31 Ekim 2017 Salı

Salomon Cappadocia Ultra Trail 2017 Yarış Raporu

"Bir gün dişçide sıra beklerken önümdeki dergideki makalenin başlığı ilgimi çekti: `Istakozlar nasıl büyür?` Bildiğiniz gibi ıstakozlar sert bir kabuğun içinde yaşayan yumuşak hayvanlardır. Sert kabuk genişlemediğine göre, bir ıstakoz nasıl büyür? 
Gerçekte olan şudur: Istakoz büyümeye başlayınca kabuğun içinde rahatsız olmaya ve baskı hissetmeye başlar. Güvenli bir yere gider ve kabuğunu atıp kendine daha büyük bir kabuk oluşturur. Bir süre sonra o kabuk da küçük gelmeye başlayınca daha büyüğünü meydana getirir. Bunu hayatı boyunca defalarca tekrarlayarak büyümesini sürdürür. 
Bir ıstakozun büyümesini tetikleyen faktör kendini rahatsız hissetmesi ve baskı altında olmasıdır. Istakozlar doktora gitselerdi asla büyüyemezlerdi! Çünkü doktor ona bir sakinleştirici verir, o da kendini iyi hissetmeye başlayınca o küçük kabuğun içinde yaşamına devam ederdi. Bu yüzden bizim de baskı altında olduğumuz durumları kendimizi geliştirmek için sinyaller olarak görmemiz gerekir. Eğer bu zorlukları ve sıkıntılı durumları doğru kullanmayı öğrenirsek bizi geliştirmelerini sağlayabiliriz." - Abraham Twerski

Salomon Cappadocia Ultra Trail 2017'ye geri dönüp hatırladığımda yarışı ikiye ayırabilirim: İçinde olduğum kabuğun yarışın başından itibaren giderek baskısını arttırdığı ilk 70 km'lik bölüm ve o kabuğu kırıp üstümden atmayı başardığım son 45 km.

Foto: Brian B. Hodes

4 Temmuz 2017 Salı

“Ultra Kitap” Raporu


İlginize teşekkürler! Kitabın dağıtımcılardaki kopyaları tükendi. Ancak benim elimde belli bir miktar var. Eğer isminize imzalı olarak adresinize gönderilmesini isterseniz aykutc@yahoo.com adresine email gönderebilirsiniz. 

--------------------------------------


Bu sayfalarda daha önce onlarca yarış raporu yazdım. Bu defa ilk kez bir "kitap raporu" yazıyorum.

2015 başından itibaren üzerinde çalıştığım kitap projesini sonunda tamamladım. Uzun mesafe koşu ve ultramaratonlar konusunda bir kılavuz olmasını ümit ettiğim "Ultra Kitap", bu sporla ilgili çeşitli konularda bilgi sağlamanın yanı sıra, uzun mesafelerdeki koşu yarışlarına hazırlanmak isteyenler için antrenmanlardan malzeme seçimine, yaşanabilecek sorunlardan yarış stratejilerine kadar çok farklı konulardaki sorulara ışık tutmayı amaçlıyor. Ayrıca koşmayanlara bizlerin bu sporu neden yaptığımız konusunda bilgi vermeyi hedefliyor. 

Kitabın içeriğini, neden ve nasıl ortaya çıktığını, kimlerin katkısı ile son halini aldığını merak ediyorsanız aşağıda başlıklar altında bulabilirsiniz.