8 Mayıs 2014 Perşembe

Kars'ta Maraton Koşmak


15 Haziran 2014 Pazar günü Kars Uluslararası Kültür ve Turizm Günleri kapsamında 45km ve 10km olarak iki koşu düzenlenecek. Koşuların organizasyonunu üstlenen MCR Racesetter Yöneticisi Caner Odabaşoğlu ile birlikte 1-2 Mayıs tarihlerinde Kars'a gidip parkuru ve şehri görme şansına sahip oldum.

Aslında Kars'la bir bağlantım var. Ankara'da doğduktan birkaç ay sonra kader ailemizi kısa süreliğine Kars'a yönlendirmiş ve ben 2 yaşıma gelene kadar kaldıktan sonra tekrar Ankara'ya dönmüşüz. Doğal olarak o yaşlardan bir şey hatırlamıyordum ve bir daha o bölgeye gitme şansını bulamamıştım. Böyle bir fırsat ortaya çıkınca hiç düşünmeden kabul ettim.



Kars'a İstanbul'dan hem Sabiha Gökçen hem de Atatürk Havaalanı'ndan direk THY uçuşları var. Yolculuk 2 saatten biraz fazla sürüyor. Alternatif olarak çevrede Erzurum ve Iğdır Havaalanları mevcut. Erzurum yaklaşık 200km, Iğdır ise 140km kadar uzaklıkta. (Yarışa ücretsiz ulaşım ve konaklama ile ilgili detaylı bilgileri sayfanın en altında bulabilirsiniz).

Kars'a indiğimizde hava 15 derece civarında ve parçalı bulutluydu. İstanbul'dan gelen ve nemli havalara alışık biri olarak Kars'ın kupkuru ve insanı zinde tutan havasını farketmemek mümkün değil. İlk planda dikkat çeken bir başka nokta da şehrin yapısı. 1878-1918 yılları arasında 40 yıl boyunca Rusların egemenliğinde kalan şehirde bunun etkisini hemen görüyorsunuz. Şehir merkezinde ve çevresinde çok sayıda Rus mimarisine ait bina mevcut. Ayrıca şehir planlaması yönünden de Türkiye'de pek alışık olmadığımız şekilde ızgara şeklinde birbirini çok düzenli şekilde kesen geniş caddelere sahip.



Şehir merkezinde Rus ve Ermeni mimarisine ait bu tür binaları sık sık görebilirsiniz.
Şehirde sadece 26-28 saat kadar kalma imkanımız olacaktı. Caner de Kars'a ilk kez geldiği için kısa süreyi efektif kullanmak adına bize bölgeyi tanıyan biri yardımcı olacaktı. Fakat gidiş tarihimizin son anda belirlenmesi ve 1 Mayıs'ın resmi tatil gününe denk gelmesi ile bu konuda ufak bir problem ortaya çıktı. Neyseki imdadımıza Kars Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Göz Hastalıkları Uzmanı olarak görev yapan Yar. Doç. Dr. Yâran Koban yetişti.

Bizi arabayla aldı ve hiç vakit geçirmeden 45km parkurunun başlangıç yeri olarak planlanan Ani Harabeleri'ne doğru yola çıktık. Açıkçası Kars'ta kaldığımız süre boyunca her konuda en büyük destekçimiz Yâran oldu. Rehberliği ve yardımları sayesinde hem en az birkaç gün sürecek işleri 24 saate sığdırmayı başardık hem de hayata son derece pozitif bakan iyi bir dost edindik. Bu arada yıllar önce basketbol oynayan Yâran'ın spora uzun bir ara verdikten sonra Kars Maratonu vesilesi ile koşuya başladığını söylemem gerek. Tabii koşmaya yeni başlayan biri için Caner ve ben pek doğru insanlar olmayabiliriz (!) ama neyseki bizim pek fazla baskı yapmamıza gerek kalmadı. Kendisi zaten bizle tanışmadan önce 15 Haziran'da 10km koşmaya karar vermiş ve antrenmanlara başlamıştı. Bize de sadece ne kadar doğru bir karar verdiğini tasdiklemek kaldı.

Ani Harabeleri Kars'tan 45km uzaklıkta. Sanırım tarihe karşı özel bir ilginiz yoksa veya bölgeye pek yolunuz düşmemişse burası hakkında fazla bilginiz olmayacaktır. Ben de gitmeden önce aynı durumdaydım. Bunun bir kısmı benim bu konudaki yetersizliğimden olmalı ama sanırım en az onun kadar etkili olan faktör de bu büyük tarihi mirasın tanıtımının yapılmaması.

Ani, 961-1045 yılları arasında Ermeni Pakraduni Hanedanlığı'nın başkenti olan bir şehir. Üçgen şeklinde bir alana kurulmuş ve Doğu yönünde Arpaçay nehri, Batı yönünde ise Bostanlar Vadisi ile saldırılara karşı korumaya alınmış. "1001 Kiliseli Şehir" olarak da anılan Ani, o yıllarda büyük bir ticaret merkezi olmuş ve içinde barındırdığı çok sayıdaki dini yapı ve sarayın zamanının en gelişmiş binaları arasında olduğu söylenmekte. En şâşâlı zamanlarında içinde 100 ila 200 bin kişinin yaşadığı düşünülen bu şehir 1319'daki büyük depremden sonra büyük oranda terkedilmiş. 1539 yılında ise Osmanlı İmparatorluğu'nun bir parçası haline gelmiş. 

Bölgede konuştuğumuz herkes buraya yeterince sahip çıkılmadığından ve tanıtımının yapılmadığından şikayetçiydi. Açıkçası biz gezerken bir iki yerde cılız restorasyan çalışmasına benzer izler vardı ama genel olarak maalesef büyük bir bakımsızlık ve ilgisizlik hakimdi. Yerin altında ayrı bir şehir yapılanması olduğuna dair iddialar da var fakat ne yazık ki bu konuda da yeterli bir araştırma ve çalışma yapılmamış.






Caner, Yâran, Aykut

Parkurlar

Belirttiğim gibi 45Km'nin başlangıç noktası Ani Harabeleri. Rota buradan Kars'ın merkezine gidiyor. Parkurun tamamı asfalt. Burası iki tarafı yeşillikler içinde geniş ve ferâh bir yol fakat asfaltta belli bölümlerde çukurlar ve bozukluklar oluşmuş. Araba ile giderken biraz sorun yaratabiliyor ama koşarken dikkat edildiği takdirde önemli bir problem yaşatacağını sanmıyorum.

Yükseklik profiline gelince... Ani 1475m irtifada. İlk 26km'de kısa inişler hariç hafif eğimle tırmanarak yaklaşık 2000m'ye çıkıyor ve parkurun en yüksek noktasına ulaşıyorsunuz. Bu noktadan sonra parkur iniş ağırlıklı olarak devam ediyor ve 1770m rakımdaki finiş noktasına ulaşıyorsunuz. Toplam yükseklik kazanımı yaklaşık 540m.


45K Eğim Grafiği

Ani'den Kars'a dönerken birkaç defa bu güzel manzara ile karşılaştık.

10km koşusuna gelince... Kars'ta şehrin tanıtımı için büyük tur ve küçük tur olarak iki rota yapılmış. Sarı tabelâları takip ederek tarihi ve kültürel yapıların ağırlıkta olduğu bir rotada şehri gezebiliyorsunuz. 10km rotası bu turu takip ettikten sonra dere kenarında huzur verici bir yoldan devam ediyor ve son 2km'de Kars kalesine tırmanıyor. Rotanın ilk 3km'si tamamen düz, sonraki 5km içinde birkaç tane her biri 200-400m kadar süren tırmanış ve inişler var. Son iki kilometrede ise Kars kalesine doğru tırmanış var. En iyi 10k derecenizi yapacağınız bir parkur olmadığını baştan söyleyeyim ama çok zevkli bir rota ve deneyimli koşucular için sorun yaratmayacaktır. İlk kez 10km koşanlar ise  aradaki tırmanışlarda ve özellikle son bölümde kaleye tırmanırken biraz zorlanabilirler. Fakat kaleye çıktığınızda göreceğiniz manzara bence biraz sıkıntı yaşamaya değer.   
10K Eğim Grafiği
Kalenın kapısının önünde. Rakım 1850m

10K Parkuru
Kaleden şehrin görünüşü

Rakım

Kars, Erzurum ile birlikte Türkiye'nin en yüksek rakımlı şehirlerinden biri. Şehrin merkezinde 1770m olan rakım, Sarıkamış ilçe merkezinde 2100m'ye kadar çıkıyor. Bu konu ilginç bazı görüşleri de gündeme getirdi ve bazı yetkililerin bu kadar yüksek rakımda maraton koşulmasının mümkün olmadığını söylediklerini öğrendik. Caner'le birlikte kendimizin 2600m'lere kadar ulaşan rakımlarda 170km'ye varan ultra maratonlar koştuğumuzu ve dünyada Everest Maratonu gibi 5100m rakımdan başlayıp koşulan çok çeşitli yüksek irtifa koşularının olduğunu belirtince neyseki bu kriz aşıldı.

Pratikte durum nasıl diye sorarsanız kısaca özetlemeye çalışayım: Öncelikle yüksek irtifanın etkisi her insan üzerinde belli oranda farklılık gösteriyor. Ben şahsen deniz seviyesinde yaşayan ve antrenman yapan biri olarak daha önceki deneyimlerinden 1500m'ye kadar önemli bir fark hissetmiyorum.  1700-1800m civarlarının üstüne çıkmaya başlayınca düz yolda ve inişlerde yine büyük bir sorun teşkil etmiyor (tabii farkında olmasam da mutlaka performans aşağı doğru gitmeye başlıyor) ama ne zamanki bu yüksekliklerde yokuş yukarı çıkmaya başlıyorsunuz o zaman bacakların her zamankinden daha çabuk ağırlaşmaya başladığını hissediyorum. Kars'ta 10km parkurunun tamamının içinde olduğu 15km'lik bir koşu yaptık ve burada da benzer şeyler oldu. Düz yolda önemli bir fark yaratmadı ama yokuşlarda her zamankinden biraz daha fazla zorlandığımı hissettim.

Bu açıdan bakınca özellikle deniz seviyesindeki bir şehirden gelen birinin yarışa her zamankinden daha temkinli başlaması ve belli oranda yavaş koşacağını baştan bilerek gelmesi önemli. Bunlara dikkat ederse ben önemli bir problem yaşayacağını sanmıyorum çünkü mide bulantısı ve baş dönmesi gibi daha ciddi sorunlar genelde 2500-3000m üzerine çıkmaya başlayınca baş gösterebiliyor.

Yarıştan önceki gün Sarıkamış'ta yapılacak pikniğe katılmak bu açıdan da faydalı olacaktır. 2100m'de birkaç saat geçirmek metabolizmanın ertesi güne hazırlanmasına yardım edecektir. Bunun haricinde buradaki program son derece güzel. Sarıkamış'ın tarihimizdeki önemini tekrarlamaya gerek yok. Onbinlerce askerimizin soğuk hava koşullarında şehit düştüğü toprakları görmek bence başlı başına yeterli bir sebep. Pikniğin yapılacağı Katherina Av Köşkü de şehitlikten 2.5km kadar mesafede ve Sarıkamış'a hakim bir tepeye inşa edilmiş. Köşk 1896 yılında Rus Çarı Nikola tarafından eşi Katherina'nın adına yaptırılmış. Yazları av köşkü olarak kullanılmış fakat belli zamanlarda hastane ve saray olarak da hizmet etmiş. Hiç çivi kullanılmadan sadece ağaçların birbiri içine geçmesiyle inşa edilmesi görülmeye değer. Fakat maalesef burası da bakımsızlığa terkedilmiş ve restorasyon ihmâl edilmiş.

Sarıkamış Şehitliği
Katherina Köşkü

Yeme içme

Kars'a kadar gidip bir şeyler yiyip içmeden olmaz. Hele ki o kadar koştuktan sonra! Burada tahmin etmediğiniz kadar ilginç ve bir o kadar da kaliteli restoran ve kafelerle karşılaşabilirsiniz. Kars'ta büyük bir üniversite ve konservatuar var. Ayrıca tarihi ve kültürel yapısı ile özellikle yurt dışından çok sayıda turist ağırlıyor. Bu sebeple çok çeşitli tarzlarda mekânlar mevcut. Birçok yer arasından kısa süre içinde şahsen gitme şansını bulduğumuz iki yeri özellikle tavsiye edebilirim. Yöresel yemekler ve çorbaları denemek isterseniz yine Yâran sayesinde keşfettiğimiz Kamer Restoran çok iyi bir alternatif. Yemek kalitesi, servis ve sunum son derece başarılı.

Kebap ve et yemek isteyenler içinse Kaygısız Ocakbaşı Restoran'ı şiddetle tavsiye ederim. A'dan Z'ye her şey dört dörtlük ama öneri isterseniz sadece buraya özgü olan Ejder Kebabı'nın tadına bakmadan gelmeyin derim. Kars'a özgü olan ve bulgur pilavı üzerinde servis edilen kaz eti de mükemmel fakat genelde Mayıs ayının ortalarına kadar yapıldığı yönünde bilgi aldık, Haziran'da bulunup bulunmayacağından emin değilim. Restoranın sahibi Göksel Kaygısız'ın Kars Maratonu için en büyük destek veren kişilerden biri olduğunu ve organizasyona çok değerli katkılarda bulunduğunu da belirteyim. Bunun dışında Kars'a özgü peynir, bal ve tereyağı gibi mamülleri almak için birçok alternatif mevcut.

Kaygısız Ocakbaşı Restoran'da Ejder Kebabı Foto:eflatundinozor
Bu yıl ilk kez düzenlendiği için tarihin biraz geç belli olması uzun vadeli program yapanlar için dezavantaj olabilir fakat bence fırsatı olanlar için hem bölgeyi tanımak hem de farklı bir coğrafyada koşmak için Kars çok iyi bir seçenek. Tarihi, kültürü, şehir yapısı ve insanları ile buraya ilk kez gidecek birçok kişiyi son derece olumlu anlamda şaşırtacağına kuşkum yok.

Kars Maratonu Resmi Sitesi

Ücretsiz Ulaşım ve Konaklama Bilgisi

Aşağıda organizasyon tarafından sağlanacak ücretsiz ulaşım ve konaklama bilgilerini bulabilirsiniz. Bu bilgiler sadece katılmayı düşünenlere yardımcı olma amaçlıdır. Lütfen sorularınızı resmi sitedeki kontak adreslerine yöneltin. Benim bu konuda daha fazla bilgim olmadığı gibi herhangi bir yetkim de yok ve istesem de size yardımcı olamam.


Konaklama

Kars Maratonu yarışmacılarına 13 – 14 - 15 Haziran 2014 tarihlerinde 300 kişi için üniversite yurdu, öğretmenevi ve çeşitli misafirhanelerde ücretsiz konaklama imkanı sağlanacaktır.
Ücretsiz konaklama imkanından yararlanabilmek için katılımcıların yarış kaydını (başvuru formunun doldurulması ve katılım ücretinin ödenmesi) tamamlaması gerekmektedir. Konaklamadan yararlanmak isteyen katılımcıların “Konaklama Ön Bilgi Formu”nu doldurması gerekmektedir. Formu doldurmayan katılımcılar ücretsiz konaklama imkanından yararlanamazlar.
Konaklama boyunca yeme-içme vb. harcamalar katılımcının sorumluluğundadır.
Konaklama Kayıt Formu için tıklayınız. http://form.jotformpro.com/form/41274495062960
*Konaklama detayları için toplanan taleplere 8 Haziran haftasında geri dönüş yapılacaktır. Kontenjan dolması durumunda geçerli başvuru tarihine göre değerlendirme yapılacaktır.

Kalenin içindeki merdivenler.





Kaleden Kars'a bakış
Ulaşım
Kars Maratonu kapsamında sporcularımızın Kars Kenti’ne ulaşmaları için İstanbul, Ankara, Trabzon ve Erzurum’dan ücretsiz otobüsler kalkacaktır.
Ücretsiz ulaşım imkanından yararlanabilmek için katılımcıların yarış kaydını ( başvuru formunun doldurulması ve katılım ücretinin ödenmesi) tamamlanması gerekmektedir. Ulaşım imkanından yararlanmak isteyen katılımcıların “Ulaşım Ön Bilgi Formu”nu doldurması gerekmektedir. Formu doldurmayan katılımcılar ücretsiz ulaşım imkanından yararlanamazlar.
Yolculuk boyunca yapılacak tüm harcamalar katılımcının sorumluluğundadır.

Otobüslerin Kalkış Programı
08.06.2014 tarihinde otobüslerin kalkış yerleri ve tam kalkış saatleri açıklanacaktır.
İstanbul – 12.06.2014 akşamı
Ankara – 12.06.2014 akşamı
Trabzon – 13.06.2014 akşamı
Erzurum – 14.06.2014 sabahı
Dönüş hareketleri bütün yönler için 15.06.2014 akşamüstü olacaktır.

Yeterli katılımın sağlanması durumda diğer şehirlerden de ücretsiz otobüs kaldırılabilir. Detaylar için yaris@maceraakademisi.com bizimle iletişime geçiniz.
Ulaşım Kayıt Formu için tıklayınız. http://form.jotformpro.com/form/41274468579973


4 yorum:

  1. Tarihi ve Coğrafi olarak çok ilginç bir yer böyle güzel biryerde maraton koşmak çok isterim bilgi için teşekkürler

    YanıtlayınSil
  2. harika bi tecrübe olacak gibi görünüyor.

    facebook'ta gördükten sonra yaptığım internet aramasında ilk ve tek kaynak olarak sizi buldum. çok da açıklayıcı buldum, teşekkürler.

    YanıtlayınSil
  3. 18 Ağustos 2013 Bursa Uludağ 1865 m.12 Km.koşmuştum.65 Yaşında koşan olarak değişik bir parkurda koşmak çok zevkli olacaktır İnşallah..Herşey için teşekkürler..

    YanıtlayınSil
  4. Kars dogumlu ve halen memleketle baglantisi olan ama gurbette yasayan bir amator kosucu olarak, KARS ULTRAMARATONU beni cok heyecanlandirdi. 1.sini son anda ogrendim , insallah kismetse seneye dogdugum yerde kosmak isterim.Bu arada kosunuzu ilk duydugumda yeni acmis oldugum kosu ile alakali Facebook sayfamda da bir iki kze anons ettim. Resimlerininizi heyecanla bekliyorum. Gulsum Rustemoglu

    https://www.facebook.com/kosudunyamiz

    YanıtlayınSil