4 Eylül 2019 Çarşamba

Salomon Sonic RA 2 İncelemesi

Uzun yıllardır kayak, arazi yürüyüşleri ve patika koşuları gibi birçok doğa sporundaki ürünleri ile pazarın öncülerinden olan Salomon, son yıllarda yol koşularını hedef alan ayakkabılar üretmeye başlamıştı. Özellikle geçen sene piyasaya çıkan Sonic RA (Running Avenue) serisi Salomon’un yol ayakkabılarında gerçek anlamda bir atılıma geçtiğinin göstergesiydi.   

2018’de Sonic Ra ve Sonic RA Max modellerini hem antrenmanlarda hem yarışlarda uzun süre test etme şansım oldu. 2019'da ise bu serinin ikinci versiyonu olan Sonic RA 2 serisi piyasaya çıktı. Adından da anlaşılabileceği gibi serinin yenilenmiş versiyonunu 4.5 aydır çok yoğun olarak kullandım ve incelemeye değer buldum.




Başlamadan önce bir hatırlatma yapmamda fayda var. Uzun yıllardır Salomon Türkiye sporcusuyum ve bu ayakkabıyı kendim almadım ancak aşağıdaki tüm yorumlar kendi deneyimlerim ışığında benim tarafımdan yazıldı. Bu değerlendirmeyi okurken herkesin koşu geçmişi, vücut yapısı, ayak özellikleri ve koşu formunun farklı olabileceğini akılda tutarak okumanızda fayda var.

Öncelikle RA 2 serisinin birbirinden küçük farklarla ayrılan üç benzer modelden oluştuğunu söylemek gerekiyor. Bunların özelliklerini aşağıdaki gibi özetleyebiliriz:
  • Sonic RA 2 Pro: Serinin en hafif ve hızlı ayakkabısı. 5K- 10K yarışları, interval ve sert tempo antrenmanları gibi koşular için ideal. Bir süredir koşuyorsanız, fazla kilolu değilseniz ve yarışlarda süre hedefleriniz varsa size uygun model olabilir. Burun – topuk farkı 6 mm. Ağırlık 227 gr. (42 numara).

  • Sonic RA 2: Serinin en dengeli ayakkabısı. Günlük antrenmanlar, daha yavaş tempo koşuları ve maraton gibi daha uzun yarışlar için ideal. Hem fazla darbe almayayım hem de hızdan çok ödün vermeyeyim diyorsanız size göre. Burun – topuk farkı 8 mm. Ağırlık 249 gr. (42 numara).

  • Sonic RA 2 Max: Serinin en yastıklamalı ve destekli ayakkabısı. Günlük antrenmanlar, toparlanma koşuları, hız odaklı olmayan uzun koşular ve ultra mesafeler için uygun. Koşmaya yeni başlıyorsanız, sakatlıktan yeni çıktıysanız veya sakatlanma riskiniz varsa, hızdan çok konfor önemliyse veya çok uzun koşuyorsanız size göre. Burun – topuk farkı 10 mm. Ağırlık 280 gr. (42 numara).

Nisan ayından beri RA 2 ve RA 2 Max’ı çok uzun süre kullanma şansım oldu. RA 2 Max’ı ağırlıklı olarak toparlanma koşularında kullandım ama RA 2 ile bir saatlik yarışlardan 7 saate varan antrenmanlara kadar 1500 km'ye yakın koştum. 

Önce kısaca ayakkabıda kullanılan teknolojilerden bahsettikten sonra kendi deneyimlerimi paylaşacağım. Salomon, RA 2 serisinde "Geometric Decoupling" adını verdiği bir konsept kullanmış ve bu sayede ayağın her adımdaki öne hareketini daha efektif hale getirmeyi hedeflemiş. Her üç modelin tabanındaki farkı aşağıda görebilirsiniz. Bunun gerçekte hayatta anlamı ne derseniz, kendi deneyimimde RA 2 giyerken RA 2 Max’e göre kadansımın biraz daha yüksek olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Dolayısı ile RA 2 giyerken farkında olmadan daha hızlı koştuğumu görüyorum.

İkinci önemli madde ise orta tabanda kullanılan VIBE teknolojisi. Salomon mühendisleri bunun amacını her adımda aldığımız darbelerdeki titreşimleri azaltarak kaslardaki yorgunluğu geciktirmek olarak açıklıyorlar. Bir diğer amacı da koşu formunun bozulmasını zorlaştırarak sakatlık riskini azaltmak. İşin teknik terimler kısmını bir tarafa bırakıp gerçek hayatta bunlar ne ifade ediyor, kendi deneyimlerim ışığında biraz buna bakalım.




Üst Bölüm: Serinin ilk versiyonunu kullandıysanız kullanılan malzemenin biraz sert olduğunu fark etmişsinizdir. Özellikle uzun koşularda bu malzemenin sürtünme sonucu ayağın belli noktalarını tahriş etme ihtimali vardı. RA 2’de ayağı saran son derece yumuşak bir malzeme kullanılmış. Kıvrımları ve köşeleri hissetmiyorsunuz. Birleşim noktaları sorunsuz ve ayakkabının nefes alması çok başarılı. Salomon’un patika ayakkabılarından bildiğimiz Sensifit ayağın orta bölümünü kavrıyor ve içinde hareket etmesini engelliyor. Ancak bunun Salomon’un patika ayakkabılarındaki kadar sıkı bir kavrama olmadığını belirteyim. Yolda koşarken teknik patikalardaki gibi ters basma ve burkulma riski az olduğu için bu da olumlu bir nokta. Yaz sıcağında asfalt üzerinde yaptığım 7 saate kadar birçok koşuda nefes alma ve tahriş konusunda sorun yaşamadım.

Ayakkabının ince ve görece kısa bir dili var. Aynı üst bölümde kullanılan yumuşak malzeme gibi ayakla bütünleşiyor. Salomon'un patika ayakkabılarında alışık olduğumuz Quick Lace bağcık sisteminin yerine burada klasik bağcık sistemi tercih edilmiş. İlk versiyonda bana göre bir sorun topuk kısmındaydı. Topuk bölümü ayağımı tam kavramıyordu ve bu da çok iniş çıkışlı yollarda ayağımın hareket etmesi ile aşil bölümünde bazen rahatsızlık yaratıyordu. RA 2’de topuk bölümünün hem yüksekliği değiştirilmiş hem de topuğu saran malzeme yumuşak malzeme kullanılmış. Böylece tam bir kavrama ile hareket engellenmiş.




Orta Taban:  Bu bölümde ilk olarak haliyle yastıklamadan bahsetmek gerek. Bir ayakkabıda orta taban fazla yumuşak olursa adımınızı yere basıp kendinizi ittirdiğinizde harcadığınız enerjinin bir kısmı boşa gider. Bu yüzden özellikle hızlı koşmak istiyorsanız ayakkabının tepki vermesini ve harcadığınız enerjinin karşılığını almak istersiniz. Öte yandan çok sert olursa bu sefer de mesafeler uzamaya başladıkça darbeleri daha çok hissedersiniz ve yorgunluk artar. Geçen yılki RA serisi daha performans odaklı olarak biraz daha sert taban kullanıyordu. RA 2 serisinde bu denge bana göre çok iyi tutturulmuş. Hem harcadığım enerjinin karşılığını aldığımı hissediyorum hem de darbelere karşı korumayı hissediyorum. 

Genel olarak RA 2 tabanının Salomon'un birçok patika ayakkabısına göre daha yumuşak olduğunu söyleyebilirim fakat eğer ilk kez kullanıyorsanız toplamda bir 40-50 km’lik adaptasyon süreci gerekebilir. Taraklı ayak yapısına sahipseniz ayakkabının ön bölümü gayet geniş. Büyük çoğunluk için konuda bir sıkıntı yaşanacağını düşünmüyorum. 

Alt Taban: RA 2’nin birçok yol ayakkabısından ayrıldığı bir nokta taban yapısı. Burada Salomon'un patika ayakkabılarından bildiğimiz yol tutuşu çok güçlü bir malzeme olan Contragrip kullanılmış. Bu sayede ayakkabıyı sadece yolda değil çok teknik olmayan arazilerde de gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz. Islak yollarda sorunsuz olan ayakkabı ile kuru patikalarda yüzlerce kilometre koştum ve çok başarılı buldum. 



Daha teknik parkurlarda veya çamurlu ve kaygan zeminlerde tabii ki patikaya özel modellere yönelmekte fayda var ama özellikle kuru hava şartlarında karşılaşacağınız birçok arazi yapısı için yeterli yol tutuşa ve kavramaya sahip olduğunu söyleyebilirim. Bir ay kadar önce İsviçre’de yapılan 31 km’lik Sierre Zinal patika yarışında Kilian Jornet 2003’ten kalma parkur rekorunu kırarken RA 2 ile aynı taban yapısına sahip olan aşağıda göreceğiniz daha hafif bir prototip kullandı.


Kilian'ın yarışta kullandığı prototip

Dayanıklılık: RA 2'nin dayanıklılığını kendi sınıfındaki bir ayakkabı için gayet başarılı buldum. Aşağıda kendi kullandığım iki çift Sonic RA 2'yi görebilirsiniz. Sağdaki çifti yaklaşık 300 km'si patikalarda olmak üzere toplamda 1000 km'nin üzerinde kullandım. Bir tane 75 km, iki tane 50 km olmak üzere 40 km’nin üstünde 13 koşu yapmışım. Ayakkabının üst bölümünde herhangi bir yırtılma veya deformasyon olmadı.

Tabanlarına bakarsanız, sağ çift ile yüksek kilometre yaptığım ve patikada oldukça çok koştuğum için belli noktalarda beklenen oranda erimenin olduğunu görebilirsiniz.  Sol taraftaki çift ile 250 km'ye yakın koştum ki halen çok iyi durumdalar.



Sol çift 250 km. Sağ çift 1000+ km
Genel olarak baktığımda RA 2 için söyleyebileceğim en büyük övgü giydiğimde ayakkabıyı unutuyor olmam diyebilirim. Bu aslında koşarken kullandığınız her türlü malzeme için geçerli. Eğer koşarken bir şeyi giydiğinizi unutuyorsanız size uygun ve kaliteli bir malzeme demektir. Çünkü sürekli aklınıza geliyorsa ya hareket ediyordur, ya sürtünüyordur ya da başka bir tür rahatsızlık veriyordur. Bu ayakkabı hakkında olumsuz olarak söyleyebileceğim şey ise bağcıkların biraz uzun olması. Çok büyük bir sorun değil ama en üst deliklerden geçirmiş olmama rağmen bağlandığında hala fazla uzun kalıyorlar. 

Uzun yıllardır Salomon modellerini kullanan ve yakından takip eden biri olarak, Sonic RA 2 serisinin Salomon'un artık yol koşularına da ciddi bir önem vermeye başladığının net bir işareti olduğunu söyleyebilirim. Serinin hangi modelini seçmek gerekir derseniz, büyük çoğunluk için RA 2’nin uygun olacağını düşünüyorum. Kısa ve performans odaklı yarışlar ile hızlı antrenmanlar için RA 2 Pro iyi bir seçim olacaktır. Biraz kiloluysanız, sakatlık riskiniz varsa, daha uzun ve yavaş koşup konfora önem veriyorsanız mutlaka RA 2 Max’ı denemenizde fayda var. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder