12 Aralık 2013 Perşembe

Salomon Advanced Skin S-Lab Belt İncelemesi

Koşularınızın süresi uzamaya başladıysa ve özellikle de arazide koşmayı seviyorsanız yanınızda bulunması gereken malzemeler için bir taşıma sistemi gerekmeye başlayacaktır. Bunun için kimi koşucular sırt çantasını, kimileri ise bel kemerini/çantasını tercih eder.

Bir süredir kullandığım Salomon Advanced Skin S-Lab Belt'in bel kemeri kullanmayı sevenler için çok iyi bir seçim olabileceğini, sırt çantası kullananların bir kısmının da fikrini değiştirebileceğini düşünüyorum.

Salomon Advanced Skin S-lab Belt


İncelemeye geçmeden önce bir iki konuyu belirtmemde fayda var. Salomon Türkiye takımının bir üyesi olarak bu ürünü kendim satın almadım. Ancak beğenmediğim bir ürünü kendim kullanmayacağım gibi başkasına önermeyi de aklımdan geçirmem. Birkaç aydır kullandığım bu ürün, eğer bir bel taşıma sistemi alacak olsam sıralamanın başında olurdu.

Diğer önemli nokta ise benim için koşuda kullandığım bir ürünün en önemli özelliğinin koşuya katacağı genel konfor olması. Ürünlerin dış görünüşüyle, bir başkasının kullanmasıyla veya moda olmasıyla pek ilgilendiğimi söyleyemem. Koşmanın çok kolay bir spor olduğu söylenemez. Kullanılan ürün bu işi daha da zor ve karmaşık hale getirmemeli. Vaat ettiğini sunmalı, fonksiyonel olmalı ve en önemlisi koşu konforunu arttırmalı. Bu ve bundan sonraki ürün incelemelerimi bu gözle değerlendirmenizde fayda var.

O zaman lafı daha fazla uzatmadan kemerin incelemesine geçelim. Yıllardır arazide yaptığım uzun koşularda ve ultra maratonlarda değişik bel çantaları ve kemerler denedim ama bunlar hep kısa süreli denemeler oldu. Bir süre sonra olumsuz yönleri olumlu yönlerinden baskın çıkmaya başladı ve kulanmayı bıraktım. Advanced Skin Belt bu şekilde hissetmediğim ilk bel taşıma sistemi. Özel durumlar ve çok fazla malzeme taşınması gereken uzun koşular dışında hemen her şartta rahatlıkla kullanmayı düşüneceğim bir ürün.


Tasarım

Bu kemeri elinize aldığınız anda ilk dikkatinizi çekecek olan şey son derece hafif olması. Bazı sitelerde 130gr olarak belirtilmiş, ben hassas terazi ile 104 gr. olarak ölçtüm. Kemerin foksiyonelliğini ve kapasitesini düşününce bu gerçekten müthiş bir rakam ve bence bu ürünü diğer bel çantalarından ayırıyor.

Birkaç yıldır Salomon sırt çantalarında da gördüğümüz bal peteği (honeycomb) teknolojisi bu kemerde vücuda temas eden noktalarda kullanılmış. Cep bölümlerinde son derece elastik malzeme kullanılırken kilit mekanizması olarak yine çantalarda kullanılan D-ring adı verilen sistem tercih edilmiş.







İki parçadan oluşan sistemin ön kısmında cep telefonu, anahtar, mp3 oynatıcı, ufak bir fotoğraf makinesi ve para gibi değerli eşyaları koymak için iki adet fermuarlı elastik cep bulunuyor. Bunların hemen üzerinde kolay ulaşım sağlayan ve enerji jelleri, barlar veya diğer küçük malzemeleri koyabileceğiniz iki elastik cep daha var.

Arka bölümde ise yine elastik malzemeden üretilmiş iki büyük cep var. Bunlara Salomon soft flask'larını koyabileceğiniz gibi eldiven, bere gibi aksesuarları da rahatlıkla koyabilir veya isteğe bağlı olarak daha fazla besin maddesi taşıyabilirsiniz.

Arka bölümün ortasındaki lastikli bölüm ise rüzgarlık veya hafif bir yağmurluk taşımak için son derece uygun. Ceplerin kapasitesi şaşırtıcı ölçüde büyük. Elastik malzemenin kaliteli olması sebebiyle küçük bir malzeme koyduğunuz zaman sallanma olmuyor fakat büyük bir malzeme koyduğunuz zaman cep rahatlıkla genişliyor. 
Ön tarafta iki tanesi fermuarlı olmak üzere 4 elastik cep var.

Arka tarafta iki büyük elastik cebin yanısıra orta bölümde bir ceket taşınabilir.

 
Eğer isterseniz arka ceplerde iki tane Salomon soft flask ile sıvı taşımanız mümkün.
Şunu da söylemem gerekir ki, her ne kadar Salomon "ön" ve "arka" diye belirtse de kullanım şeklinize ve yanınızda taşıdıklarınıza göre kemeri her iki yönde de takabilirsiniz. Ben iki değişik şekilde de sorunsuz şekilde kullandım. Vücudun şeklini alan Sensifit teknolojisi ve kemerin iki taraftan ayarlanabilmesi sayesinde bunu yapmak mümkün.

Konfor 

Yazının başında da belirttiğim gibi bel kemerlerini ve çantalarını uzun süre kullanamama sebebim bu ürünlerin bir süre sonra rahatsız edici olmalarıydı. Ya çok sallandıkları için sürekli düzeltip ayarlamak gerekiyordu ya da fazla sallanmasınlar diye rahatsız edici derecede sıkmak.

Bence koşu ile ilgili herhangi bir üründeki en önemli kriter bir süre sonra giydiğinizi ya da taşıdığınızı "unutmak" olmalı. Advanced Skin Belt için bunu rahatlıkla söyleyebilirim. Takıp vücudunuza ayarladıktan sonra içine koyduğunuz malzeme ölçüsünde kısa bir süre ağırlığını hissediyorsunuz. Vücut bu ağırlığa alıştıktan sonra ise varlığını unutuyorsunuz ve zaman zaman yerinde duruyor mu diye elinizle kontrol etmeniz bile gerekebiliyor.

Kemeri 4 saat uzunluğundaki koşulara kadar birçok kez kullandım. Bal peteği teknolojisi çok yumuşak bir malzeme, vücutta herhangi bir tahriş yaratmadı veya rahatsız edici bir his uyardırmadı. Henüz yaz aylarında kullanmadım ama nefes alan yapısı sayesinde terleme de sorun olacak gibi gözükmedi.

Sallanma ve ikide bir düzeltme gerekmesi konularında ise çok başarılı. Eğer koşuya başlamadan önce acele etmeden vücudunuza iyice oturtur, rahat edeceğiniz pozisyonu bulur ve sıkılığını ayarlarsanız bir daha uzun süre ayarlama yapmanıza gerek olmuyor.

Çok iniş çıkışlı ve engebeli arazilerde koşarken 15-20dk'da bir birkaç saniyelik düzeltme yapmam gereken zamanlar oldu. Bu bence kabul edilebilir bir durum ve sırt çantalarında da zaman zaman karşılaşılan bir olay.

Öte yandan ön taraftaki fermuarsız ceplere koyduğum malzemelerin düşüp düşmeyeceği konusunda önceleri endişeliydim. Fakat denemelerimde gözükenden daha güvenli olduklarını farkettim. Yine de buraya değerli eşyaların koyulmasını tavsiye etmem. Jel, bar veya küçük boyutlu besin alternatifleri için ideal. 

Kemerin boyunu ve sıkılığını ayarlama işi iki taraftan birden yapılıyor. Bunun avantajı vücudunuza tam olarak uyan şekilde bir ayar yapabiliyor olmanız. Ancak D-ring adı verilen kilitleme sistemine alışık değilseniz ilk başlarda biraz farklı gelebilir. Yorgunken veya sürekli çıkarıp takmanız gereken durumlarda diğer seçenekler kadar pratik değil. Kendi adıma bu kemerde değişmesini isteyeceğim tek nokta sanırım burası. Aslında birkaç denemeden sonra takıp çıkarma sistemine alışıyorsunuz ama eski alışkanlıklar da hemen unutulmuyor.

Kullanım ve Fonksiyonellik

Kemeri arazi koşularının yanısıra uzun yol koşularında da rahatlıkla kullanabilirsiniz. Bu yıl İstanbul Maratonu'nda kardeşime eşlik ederken telefon, anahtar ve çeşitli besin malzemeleri taşımak için sorunsuz şekilde kullandım. Bir maratonda en iyi derecemi yapmak için koşacağım zaman bu tür bir kemer kullanmayı düşünmem ama eğer mecbur kalsam hafifliği, stabilitesi ve taktığınızı unutmanız sebepleriyle seçecegim kemer bu olurdu.

Arazi ve patika koşularına gelirsek bu kemeri rahatlıkla 3 saat ve üzerindeki antrenmanlarda kullanabilirsiniz. Eğer rotanız üzerinde su kaynakları varsa bence 5-6 saatlik koşular yapmak için de son derece yeterli.

Kemerin kapasitesini ve fonksiyonelliğini görmek için aşağıdaki fotoğraflara bakabilirsiniz. İlk resimde kemerin yanındaki malzemeler birebir İznik Ultra'nın zorunlu malzeme listesinden. Uzun kolluyu üzerinize giydiğinizi düşünürsek zorunlu malzeme listesinden burada olmayan tek şey su ve reflektif yelek. Ki yeleği de ceketin içine sarmanız olası.

Reflektif yelek ve su dışında İznik Ultra zorunlu malzeme listesinin tamamı.


Yukarıdaki tüm malzemeler kemere rahatlıkla sığıyor.
Tabii diğer soru, bu halde sallanma nasıl. Bu haliyle kemer dahil ağırlık 750-800gr civarında. Test için asfaltta 6km koştum, birkaç deneme yapıp vücudunuza tam ayarladığınız zaman uzun süre rahatsız olmadan koşulabileceğini söyleyebilirim. Tabii iniş çıkışı fazla olan engebeli arazilerde hızlı koşuyorsanız mutlaka arada sırada düzeltme yapmak gerekebilir ama bu uç bir örnek. Koşuların büyük bölümünde bu kadar malzeme taşımaya gerek olmayacak.

Sonuç: Kilitleme sistemine alışık olmayanlar için bu sistem ilk denemelerinde biraz değişik gelecektir. Ama biraz kullanıp alıştıktan sonra bence fazla sorun kalmıyor ve en önemlisi kemerin vücutla bütünleşip sallanmama görevini başarıyla yerine getiriyor. Bunu bir tarafa koyup kemerin rahatlığını, fonksiyonelliğini, taşıma kapasitesini ve son derece hafif olmasını düşününce bel taşıma sistemi kullanamayı düşünenlerin mutlaka bu kemeri incelemelerini öneririm. 

5 yorum:

  1. Aykut tanıtım için teşekkürler. Peki ürünü yurt içinden nereden temin edebiliriz, hatta daha genişleterek sorayım, Salomon koşu grubu ürünlerini satan bir yer var mı?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ali tesekkurler. Salomon urunlerini en kolay SPX magazalarinda bulabilirsin.( www.spx.com.tr ve http://www.spxshop.com/ ) Ancak aksesuar tarzi urunlerin su anda cesitliligi biraz az gozukuyor. Bu urunu sordum, su an icin Turkiye'de satilmadigini soylediler.

      Sil
  2. iznik ultra için su ve yeleklik dışında tüm malzemelerin sığabileceğini belirtmişsiniz. su ve yeleklik için nasıl bir çözüm getirebiliriz bu bel çantasının yanına?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Selam, o örneği aslında kemerin kapasitesi hakkında bilgi vermek için kullandım. İznik'te SADECE bu kemeri kullanmak çok pratik olmayabilir. 42k için 750m, 80 ve 130k için 1.2 litre su gerekiyor. 42k için deneyimli ve/veya bu şekilde antrenman yapmış biri 750m'lik bir el matarası kullanabilir. 80 ve 130k için iki el matarası gerekir. Ben iki el matarası ile 23 saate kadar ultralar koştum ama aylarca böyle antrenman yapmıştım. Başkasına tavsiye etmem çünkü beslenme başta olmak üzere gerekli her şeyi iki el matarası taşırken yapmak hiç kolay bir iş değil. Ceket inceyse (bu da soğuk, gece ve yağışlı havalar için büyük risk demek) yelek içine sarılabilir ama dediğim gibi 42k dışındaki mesaffeler için bu çözümler büyük çoğunluk için çok gerçekçi olmayacaktır. .

      Sil
  3. Merhaba, cevabınız için teşekkürler. İlk kez 42K koşacak biri için sanırım zorunlu malzemeler listesi de dikkate alındığında sırt çantası daha mantıklı bir tercih olacak. Sizin bu konuda bir öneriniz olur mu?

    YanıtlayınSil