11 Ekim 2012 Perşembe

Nike Run İstanbul 5K - 2012

Nike organizasyonu ile düzenlenen Run İstanbul 5K koşusu Bağdat caddesi ve sahil yolunda binlerce kişinin katılımıyla koşuldu. Boyutu ve katılım sayısı yönünden bakıldığında birçok açıdan son derece başarılı ve gelecek için ümit verici bir organizasyon oldu.

5K yol koşuları dünyada en çok düzenlenen yarış mesafelerinin başında geliyor. 5 kilometre  koşabilmek yeni başlayanlar için çok önemli bir aşamayı geçmek demek. Uzun süredir koşanlar için ise kendilerini test edip form durumlarını görebilecekleri ve derecelerini geliştirmeye çalıştırabilecekleri bir mesafe. Aynı zamanda daha uzun mesafelerde yarışmaya hazırlananlar için uygulayacakları programlardaki interval ve tempo antrenmanları için doğru hızları bulma aracı.

Yurtdışında birçok ülkede parkrun organizasyonu başta olmak üzere hemen her hafta 5K yarışı koşmak mümkünken Türkiye sınırları içinde 5K yarışı bulmak imkansıza yakın. İşe bu yönden bakınca binlerce kişinin katıldığı ve İstanbul'un en önemli caddelerinden birinin Pazar günü sadece koşucular için trafiğe kapatıldığı bu yarış bence koşu bilincinin arttırılması adına önemli bir yer teşkil etti.

Nike Run İstanbul
Organizasyon

Organizasyonun tanıtımı uzun süre önce başladı. runistanbul.com adresinden yapılan kayıtlar için önce 5000 bin tane göğüs numarası bastırılmış ama daha sonra talebin beklenenin üzerine çıkması üzerine 1000 adet daha eklenmiş. Bostancı IDO Ispark alanına sabah ulaştığımda toplanma alanındaki kalabalığı görünce oldukça şaşırdık. Tanıdıklarla birbirimize "İstanbul'da bu kadar çok koşan kişi var mıydı?" diye sorup durduk. Bu çapta organizasyonlardan yılda 4-5 tane olsa koşu sporu patlama yapar. Tabii ki bugün koşmaya gelenlerin önemli bir kısmı bugünden sonra düzenli olarak koşmaya devam etmeyecek ama gelenlerin sadece 10%'u bile bu ortamdan etkilenip devam etse ve çevresini etkilese büyük bir fark yaratır.

Toplanma alanında Nike ürünlerinin satıldığı bir bölüm haricinde, su, Powerade ve Eti Canga'nın dağıtıldığı bölümler, büyükçe bir sahne ve koşucuların yarıştan önce eşyalarını bırakabilecekleri bir vestiyer alanı bulunuyordu. Ben de vestiyere yarış sonrasında giymek için bir kuru Tshirt bıraktım. Burada işimi bitirdikten yaklaşık 15 dakika sonra kuyruk 70-80 kişiye yaklaşmıştı ki sanırım yarış başlama saatinin yarım saat kadar ileri kaymasının sebeplerinden biri de, bu hizmete gelecek talebin bu kadar büyük olabileceğinin kestirilememesiydi. Organizasyon Avrupa yakasından gelecekler için deniz ulaşımı da sağlamıştı ama zaman konusunda bazı sıkıntılar yaşandığını duydum. Bunların sonucunda da yarış ilan edilen saatten yaklaşık yarım saat sonra başladı.



Fotograflar: Nıke Running Türkiye

Parkur

Parkur hem lokasyon, hem ulaşım, hem de eğim olarak bence son derece iyi seçilmişti. Bu derece büyük bir kalabalığı şehrin en merkezi yerlerinden birinde toplayıp organize etmek kolay değil. İşin bu bölümü büyük oranda başarılı şekilde sağlandı. Parkur mesafesinin son derece titiz ve doğru şekilde ölçüldüğü hem kendi GPS'imdeki hem de diğer koşanların GPS'lerindeki değerlerden belliydi. Kilometre geçiş noktaları olması gereken yerlerdeydi. Eğim de bu tip bir yarışta olması gerektiği gibi oldukça azdı. Yaklaşık 3500 kişinin koştuğu yarışın başında beklendiği gibi büyük bir karışıklık yaşandı ama Bağdat caddesi ve sahil yolunun göreceli olarak geniş olması sayesinde ilk kilometre geçildikten sonra ortam biraz  rahatladı.


Aslında kayıt olurken herkese "5K'yı kaç dakikada koşmayı hedefliyorsun?" şeklinde bir soru sorulmuş, buna verilen cevaba göre göğüs numaraları üzerine yeşil, sarı gibi değişik renklerdeki etiketler basılmıştı. Başlangıç noktasında da bu renklerin olduğu bayraklar vardı. Eğer herkes gerçekten kendi söylediği derecenin temsil ettiği bayrağın olduğu bölümde başlasa, başlangıçtaki bu sıkışıklık oldukça azalırdı ama bu uygulanmadı. Açıkçası organizasyondan da yarış öncesinde bu yönde bir bilgilendirme gelmedi, geldiyse de ben duymadım.

Yarış

Caner ile birlikte önlere yakın bir yerde bulunduğumuzu zannetsek de yarış başladıktan sonra pek de böyle olmadığı ortaya çıktı. Çipleri bulunmayan ve zamanları ile ilgilenmeyen yüzlerce kişinin halıların önünde bekleyip koşmaya başladıklarını gördük. Buna kimsenin kendi hızına uygun bölümde başlamaması da eklenince ilk 500m slalom ve dur kalk ile geçti. Bunu telafi etmek için ikinci 500m çok fazla hızlandım ve ilk kilometreyi 3:45 ile hedefime uygun bir hızda geçtim. Daha sonra hızımı düzene sokup devam ettirebileceğime inandığım bir tempo yakalamaya çalışarak hızımı sabitledim.

2.km'yi de aynı hızda geçtiğimde olması gerektiği gibi zorlanıyordum ama bu tempoyu en az 2km kadar daha devam ettirebileceğimi kestiriyordum. 3.km'de biraz daha hızlanıp sahil yoluna döndüm. Bir süre hızıma bakmadan önümde koşan ve hızlı başlayıp yorulanları yakalamaya odaklanarak düşüncelerimi başka yöne sevketmeye çalıştım. Son 800m'ye kadar bu oyunla kafamı meşgul edip sabit tempoyu devam ettirdim, daha sonra iyice yorgunluk çökmeye başladı ama mesafenin kısalması ve finişi görmeye başlamam ile birlikte son bir gayret ile tekrar hızlandım. Resmi sonucum 18:28 olarak açıklandı. Bu da ilk resmi 5K derecem oldu.

Bu süre, kısa zaman önce antrenmanda yaptığım 19:20'lik denemeden oldukça hızlı bir zaman oldu. Açıkçası serin bir havada, dinlenmiş halde ve iyi bir günümde olursam bunu indirebileceğimi tahmin ediyordum ama 18:30 altı benim için de sürpriz oldu. Kısa mesafelerde performans günden güne daha fazla değişkenlik gösteriyor.Ayrıca her mesafede olduğu gibi 5K'da da optimum performansı bulmak için bu mesafede denemeler yapmak gerek. Umarım bu yüksek katılımlı yarış birilerinin dikkatini çeker ve özellikle toplumda koşu bilincinin artması için ülkemizdeki 5K yarışlarının sayısı giderek artar. 

1 yorum:

  1. Eline sağlık Aykut. Derecen de süper olmuş. Tebrikler.

    YanıtlaSil