15 Temmuz 2013 Pazartesi

Lavaredo Ultra Trail Yarış Raporu

28 Haziran Cuma akşamüsü 18:00 sularında birlikte kaldığımız Caner Odabaşoğlu yarışın 85Km’ye indiği ve ertesi sabah 8’e ertelendiği haberini verdiğinde Cortina’daki otel odamızda gece 23:00’de başlayacağı açıklanan 118Km’lik Lavaredo Ultra Trail için son hazırlıkları yapmaktaydım.  

Aslında son birkaç gündür orjinal rotanın geçtiği bazı yüksek bölgelerde yoğun kar yağışı olduğu yönünde haberler geliyor ve organizatörler sosyal medyada belli bölgelerde 30cm yüksekliğinde kar olduğunu gösteren fotoğraflar yayınlıyorlardı. Ama geçen sene yarışı koşanlardan aldığım bilgiler ve yarış hakkında okuduğum yazıların hepsi geçen yılki yarışın gün içinde 35 dereceye varan sıcaklıklarda koşulduğunu anlattığı için ciddi bir durumun yaşanacağını açıkçası hiç beklemiyordum. Hatta yarış öncesindeki bu yazımda geçen sene yarışı koşanların verdiği bilgiye dayanarak hava sıcaklığının sorun olabileceğini belirtmiştim! 


21 Haziran 2013 Cuma

Lavaredo Ultra Trail'e doğru



20 Ocak 2013’te UTMB başvurularının çekiliş sonuçları açıklandı ve Ağustos ayının sonunda Mont Blanc’ın çevresinde 170km koşmak için hak kazandım. O andan itibaren önümdeki 8 aylık periyottaki hazırlığı ve  koşacağım yarışları planlamak gerekiyordu. 

Önce yıl içinde kesin olarak koşmak istediğim yarışları düşündüm. 2012 Kasım’ındaki Avrasya Maratonu’nda en iyi zamanımı koşmama rağmen son 10km’de yavaşlayarak hedeflediğim sürenin birkaç dakika altında kalmıştım. Mart ayındaki Runtalya, maraton mesafesi ile tekrar hesaplaşmak için yurt içindeki tek fırsattı ve bunu kullanmak istiyordum. Nisan ayında ülkenin en kaliteli ultra maraton organizasyonu olan İznik 130K mutlak katılmak istediğim bir yarıştı. Her ne kadar İznik’ten sadece iki hafta sonra da olsa başlangıcından beri benim için önemli bir yer tutan Çekmeköy 60K’yı da koşmak istiyordum. 


30 Mayıs 2013 Perşembe

Two Castles and an Abbey 80K Race Report

Two Castles and an Abbey. When I first heard this name I thought it was a strange name choice for an ultra. But having run the race by starting from the Kantara Castle in the dark, getting across the Five Finger Mountains, climbing up to the magnificent Buffavento Castle and finishing the 80K course just in front of the Bellapais Abbey, I can now appreciate its true meaning.

I signed up for the race with Caner in February. I think at that time we were the first runners from Turkey. Both of us were registered for the Lavaredo Ultra Trail in Italy in June and for the UTMB in August so I thought this would be a good training race along with Iznik 130K in April and Cekmekoy 60K in the first week of May. Time flew by and a few more Turkish friends decided to come to the race.



26 Nisan 2013 Cuma

İznik Ultra 2013 Yarış Raporu

Twenty years from now you will be more disappointed by the things that you didn't do than by the ones you did do. So throw off the bowlines. Sail away from the safe harbor. Catch the trade winds in your sails. Explore. Dream. Discover.
Bundan 20 yıl sonra yaptıklarından çok yapmadığın şeylerden pişmanlık duyacaksın. Bu yüzden halatlarını söküp at. Güvenli olduğun limandan ayrıl. Yelkenlerini rüzgârla doldur. Araştır. Hayal et. Keşfet.
Mark Twain
İZNİK ULTRA MEVSİMİ

Bir sene ne kadar çabuk geçmiş. Yine Nisan ayı. Yine bahar mevsimi. Yine İznik Ultra mevsimi.

19 Nisan Cuma günü Yenikapı Feribot iskelesinde arabayla Yalova’ya geçmek üzere Ilgaz’la buluşuyoruz. Geçen sene olduğu gibi bu yıl da İznik Gölü’nün çevresini dönerek 130km’lik parkuru koşmak için İznik’e gidiyorum. Arabada bize eşlik eden iki şampiyon var. Biri 100K Kadınlar Dünya Şampiyonu Amy Sproston. Diğeri ise Türkiye’de düzenlenen hemen her ultranın kadınlardaki birincisi, bizim şampiyonumuz Elena Polyakova. Hava harika, sohbet nefis. Zaman akıp gidiyor ve göz açıp kapayıncaya kadar oteldeyiz.

Ayağımızın tozuyla ilk köfteci ziyaretini yaparak açılışı yapıyoruz. “Sadece şu köfteyi yemek için 130km koşmaya değer” diye söylenip kendi sözümün absürdlüğüne gülüyorum. Ardından kayıt masasına gidip hızlıca işlemleri hallediyoruz. Otelde ufak tefek işleri hallettikten sonra bir çay bahçesinde oturup sohbet ederek ertesi günkü beklentilerimizi masaya yatırıyoruz. Herkeste tatlı bir endişe hakim. 

Özellikle ne giyelim sorusu kafayı kurcalıyor. Güneş çıktığında hava bir anda ısınıyor ama bulutlandığı zaman rüzgârla birlikte ciddi şekilde üşütmeye başlıyor. Birkaç gündür İznik’te bulunanlar güneş battıktan sonra hava sıcaklığının hemen düştüğünü ve geceleri çok soğuk olduğu konusunda uyarıyorlar. 130K koşacaklar için önemli bir bilgi. Geçen yıla göre etrafta büyük bir kalabalık var. Her taşın altından bir tanıdık çıkıyor, sanki evimizde gibiyiz. İznik halkı da kendilerine çok  garip gelen bu mesafeleri koşmaya gelen ilginç insanları benimsemiş, gayet sıcak davranıyorlar.
İznik Ultra Rotası

18 Nisan 2013 Perşembe

İznik Ultra Öncesi Kendime Notlar

2013 İznik Ultra Maratonu'na 48 saatten az kaldı. 20 Nisan Cumartesi sabahı saatler 07:30'u gösterdiğinde 42K, 80K ve 130K uzunluğundaki parkurlarda yüzlerce kişi Türkiye'nin en büyük tek etaplı ultra maratonunu koşmaya başlayacak.

Ben de geçen seneki gibi yine gölün etrafını bir kez daha dönmeye çalışırken geçen sene yoğun yağmur ve balçıkta gözden kaçırdığım detayları farketmeye çalışacağım! Bu amaçla daha önceki ultra maratonlarımda işime yarayan ve büyük faydasını gördüğüm birkaç maddeyi düşünüp kendime not olarak yazdım. Kimbilir belki başka birisinin de işine yarar.

Aslında bunu daha önce yazmayı düşünmüştüm ama bu hafta çok yoğun geçti ve hiç vakit bulamadım. Yine de geç olması hiç olmamasından iyidir. Hatta belki bu sayede daha çok aklımda kalırlar!



31 Mart 2013 Pazar

Geyik Koşusu 28K - 31 Mart Yarış Raporu

Asics'in sponsorluğundaki Geyik Koşuları serisinin 2. ayağı yüksek bir katılım ile gerçekleşti. Katılım listesinden oldukça kalabalık olacağı gözüktüğü için yarışa normalden biraz daha erken gitmeyi planlamıştım. Saat 8 gibi start noktasına geldikten sonra numaramı birkaç saniye içinde alıp son hazırlıklıkları tamamladım.

İyi ki erken gelmişim çünkü biraz daha geç kalanların başlangıç yerine zamanına ulaşmada büyük sıkıntı yaşadığını gördük. Bunun en büyük sebebi orman giriş ücretinin 11 lira yapılmasıydı. Normalde birkaç saniyede geçebilecek bir arabanın bozuk para araması,  para üstü beklemesi derken araçlar uzun süre beklemişler. Bunun sonucunda yarışın başlamasına kısa süre kala kapıda uzun araç kuyrukları olduğu haberi gelince tüm mesafelerin başlangıç saati yarım saat ileri atıldı. Buna rağmen son anda yetişebilen arkadaşlar oldu.


25 Mart 2013 Pazartesi

Aydos Patika Yarışı - 2. Ayak

24 Mart Pazar günü Aydos Patika Yarışı serisinin ikinci ayağı koşuldu. Hava şartlarının oldukça iyi olması özellikle yarış öncesi ve sonrasında hem organizasyonun hem de katılımcıların daha keyifli bir gün geçirmesine yardımcı oldu.

Yarışın sonucu benim için belki ilk yarışla aynı oldu (Genelde 3.lük, yaş kategorisinde 1.'lik) fakat yarış oldukça farklı gelişti.

Yaş kategorisi kürsüsü. Caner -  Aykut - Selçuk  Foto: Ulaş Önol

22 Mart 2013 Cuma

İznik Ultra'da bir Dünya Şampiyonu

Bu yıl İznik Ultra Maratonu'na katılanlar bir dünya şampiyonu ile aynı parkurda koşma şansına sahip olacak. 2012'de İtalya'da düzenlenen 100K Dünya Şampiyonası'nda altın madalya kazanan Amy Sproston 75K'da koşacak.

Geçen sene kendisi Mart ayında birkaç günlüğüne İstanbul'a gelmişti ve Belgrad Ormanında bir Cumartesi sabahı 4 kişilik grupla 3.5 saatlik bir koşu yaptıktan sonra kendisine bal kaymaklı, menemenli Türk kahvaltısını tanıtmıştık.

Birçok ultramaratoncu gibi O da son derece mütevazi biri. Bir şeyler sormasanız ya da araştırmadan gelmiş olsanız başarılarını ağzından almanız mümkün değil. Ultra maraton koşmanın en büyük özelliklerinden biri de bu spordaki en iyi atletlerle birlikte aynı parkurlarda beraberce (aynı hızda olmasa da) koşma şansına sahip olmak. Bunu kendi ülkemizde yapabilecek olmak bizler için büyük şans.

Amy Sproston İznik Ultra'da koşacak. Fotoğraf: Matt Hagen

21 Mart 2013 Perşembe

Çekmeköy 45K Gece Koşusu

16 Mart günü 21:30'a doğru Çekmeköy Ormanı'na giderken iki haftadır baharı andıran havanın nasıl olup tam da bugün bu hale geldiğini düşünüyordum. Son 24 saattir aralıklarla yağan yağmur, havanın iyice soğuması ile karla karışık yağmura dönüşmüştü. Gece 10'da başlayıp 45km olarak koşulacak bu organizasyona açıkçası bu şartlarda çok fazla kişinin gelmesini beklemiyordum.

Başlangıç noktasına geldiğimde araba sayısı beklediğimden yüksek çıktı. Birçok kişi soğuktan ve yağmurdan korunmak için arabaların içinde bekliyordu. Hızlıca başlangıç alanında kurulan çadırlara gidip göğüs numaramı aldım ve tanıdıklarla sohbete başladım. Hemen herkes gözleri dışında her yerini kapattığı için kafa fenerinin ışığında birbirimizi tanımak normalden biraz daha zor oldu. Zaten bu tür koşularda Olağan Şüpheliler diye tabir ettiğim bir kesim var. Eğer ciddi bir manisi yoksa her zaman hazır bulunan bu isimler yine yerlerini almıştı.

Start alanındaki kayıt çadırları Foto: Bakiye Duran

7 Mart 2013 Perşembe

Runtalya 2013 - 2:58

 "The biggest risk is not taking any risk at all. - En büyük risk, hiç risk almamaktır."

3 Mart Pazar, saat 9:55 suları. Runtalya Maratonu'nun 13.km'si. 10-15dk önce yarı maraton koşanların U dönüşü yapıp ayrılması ile parkur birdenbire tenhalaşmış durumda. İyi durumdayım ama yarış başındaki adrenalin artık yerini geride kalan yaklaşık 30km'nin nasıl geçeceği düşüncelerine bırakmış. Bir an arkama bakıyorum. En yakın koşucu 20-30m arkamda. Önümde gördüğüm üç kişilik grup da 25m kadar uzağımda. Sadece uzun mesafe koşanların anlayabileceği bir garip duygu...

Kendi tempomda devam ederken bir süre sonra öndeki grupla aramda 10m kadar kaldığını farkediyorum. Üstlerindeki kıyafetlerden ve görünüşlerinden üçünün de Alman olduğu belli. Kısa boylu ve 50 yaşlarında olan önden giderken 1:85 boylarında ve biraz daha genç olan iki kişi onu takip ediyor. Formları son derece düzgün, ne yaptıklarını bilen bir görüntüleri var. Saate bakıyorum, koştukları tempoyu düşünüyorum ve durum kendini hemen belli ediyor. Bunlar 3 saatin altında bitirmeyi hedefleyen ve planladıkları stratejiyi uygulamaya koymuş bir ekip. Bir süre daha takip ettikten sonra o ana kadar gayet rahat olan zihnimde zor bir soru beliriyor. Bu soruya vereceğim cevabın yarışın kaderinde çok kritik rol oynayacak bir dizi karardan ilki olacağından o an için habersizim.