12 Eylül 2011 Pazartesi

Sigma Cam 50K Ultramaraton - Yarış Raporu

Harika bir organizasyonla birlikte Turkiye'nin ilk tek gunluk ultrasi gerceklesti. Sabah 7 gibi baslangic noktasina geldim ve hazirliklari gorunce biraz sasirdim. Start/finish noktasinda agaclarin golgesinde minderler, sandalyeler, harika muzik yayini ve ses sistemi, balonlar, her turlu hazirlik dort dortluktu ve cok profesyonelce dusunulmustu. Yavas yavas katilimcilar gelmeye basladi, gelenlerle sohbet ederek numaralarimizi alip kosu havasina girmeye basladik.

58 Erkek, 9 Kadin olmak uzere 67 kisi kosuya basladi. Daha once video cekimi ve antrenman amacli parkurda kosmustum ancak start/finish noktasi degistigi icin ilk 6-7km'yi ben de ilk defa kosacaktim. Ilk 2km surekli ve zaman zaman oldukca diklesen bir yokus ile basliyor, boylece daha bastan parkur bizlere kendince bir hosgeldiniz dedi. Her ne kadar yavas baslayalim dediysek de ben dahil konustugum bircok kisi baslangic adrenalini ile yine bu uzun yokusu gereginden hizli cikip nabzi cok yukselttik. Start noktasinda yogun agaclarin golgesinde hava serin gibi gelmisti ama yaris baslayip da gunesin altina cikinca pek de oyle olmadigi ve birkac saat sonra kavrulmaya baslayacagimiz belli oldu.





Onde yaklasik 10 kisilik bir grup kopup gitti. Ben de 3.km'den itibaren ne onumde ne de arkamda kimseyi gormeden tek basima kosmaya basladim. 10km'yi gectim ama nabzim bir turlu istedigim seviyelere dusmedi , tabii bunda hala gereginden hizli gitmeye devam etmenin etkisi vardi. Tum bunlar olurken bir yandan ATV'ler vizir vizir gecip fotograf cekiyor,  guzel resim verilecek noktalarda kameralar cekim yapiyor,  Bahadir Isseven arabayla kosanlara parkur bilgilerini verip motive ediyordu. Hersey harika dusunulmustu.

15km'de Karanlikdere koyune yakin noktadaki istasyona geldim ve suyumu doldurup Karanlikdere'ye dogru devam etmeye basladim. 5-10 metre gitmistim ki, istasyondaki bayanin arkamdan bagirdigini ve o tarafa gitmemem gerektigini soyledigini duydum. Durdum dondum ama baska yol yotu,  sonra yan taraftaki tepeyi gosterdi. Ne? Nasil yani, buraya mi cikicaz? seklinde bir tepki verdim. Tam bir surpriz oldu. Otlara, calilara tutuna tutuna kendimi cekerek ancak cikabildigim, biraz arkaya kaykilsam yuvarlanip gidecegim diklikte bir yer. Kaplumbaga hizinda tirmanmaya calisirken nabzim 180'lere cikti. Allahtan kisa sayilacak bir bolumdu ama verdigi hasar buyuk oldu. Gelecek seneler icin onerim bir mobilya firmasinin sponsorlugunda buraya bir trabzan insa edilmesi! 

Burayi gectikten sonra yine ilk defa kostugum yerlerden gecerek 18km civarina geldim. 18-22k arasi guzel bir inis vardi, burada biraz kendimi toparladim, sabit bir pace bulup enerji konservasyonu moduna gectim. 22k'de parkurun en zorlu ve dik yokuslarinin oldugu bolum basladi, 26-27'k'ye kadar zaman zaman kosarak zaman zaman yuruyerek bu bolumu gectim fakat hizli tempo ile yorgunluk cokmeye basladi. 27-31k arasi biraz toleransli, ara ara inisler ve duzlukler bulunuyor.  Buralarda yine kendimi toparlamaya calistim cunku 31km civarinda 10-11km boyunca devamli surecek yokuslar baslayacakti. 



Bu kisimlarda yanimdan gecen bir ATV ilerde tehlikeli bir yerin oldugunu, orada kosmamam gerektigini soyledi. Oyle bir yer bilmiyordum, demek ki yine bir surpriz geliyor diyerek beklemeye basladim. Bu sefer 15.km'deki cikisin tam tersi, son derece dik  bir inis, ellerimi yere koyup yan yan inerken bile kendimi durdurmakta zorluk cekip biraz da sans eseri dusmeden burayi da atlattim.

31km'ye geldigimde artik nabzin inmeyecegi, bu sekilde gidebildigim yere kadar gitmem gerektigi belli oldu. 35km civarlarinda yorgunlugun uzerine bitmeyen yokuslar ile birlikte sicak da bastirmaya baslayinca yurume molalari artmaya basladi. 3.km'den itibaren ilk defa arkamdan biri geldigini gordum. Hayrettin Yildiz oldugunu ogrendim ve sohbet etmeye basladik. Yaklasik 40.km'ye kadar birlikte kostuk, bir ara o one gecip beni cekiyordu, bir ara ben one gecip onu motive ediyordum. 41.km'de 1-2km'lik bir inis baslayinca one gectim ve bir sure sonra yine yalniz kaldigimi farkettim.

Yaris Oncesi Kaydettigim Cekmekoy 50K Parkuru .


48km civarina kadar yine yalniz kostum, sonra onumde birisi belirdi. Yaklastikca Izmir'den katilan Noyan oldugunu farkettim. O bolumlerde son inisler vardi, yokus cikacak halim pek kalmamisti ama inerken hala rahat kosabiliyordum, son km'ye giderken bir donuste beynime artik oksijen gitmediginden yanlis tarafa dondum, 10-15 metre gittikten sonra bir terslik oldugunu farkettim, Arkami dondum Noyan da bana obur tarafi gosteriyormus. Dondum, yokus asagi yol bitene kadar kostum, asagida yurumeye basladim, baktim Noyan da arkadan geliyor, birlikte bitirmeye karar verdik. Son km'yi halimiz kaldiginca sohbet ederek kosup beraberce tamamladik. Toplamda 1180 metre cikis olmus,

Bu parkurda bu mesafeyi bitiren herkese tebrikler, ozellikle de yarisa baslayan 9 kadinin hepsinin birakmadan bitirmesi harika bir basari. Umarim sayi artar.

Yaris sonrasi ortam tek kelimeyle harikaydi. Harika bir makarna vardi ki 3 tabak kadar yedim. Kahve, cay, meyve, meyve suyu, cikolata, su, buz torbasi, tulumba tatlisi (evet gercekten) ne ararsaniz vardi.

Bu arada bunlardan bahsetmisken yaristaki istasyonlardan bahsetmek gerek. 5km'de bir su, elma, muz, powerade, snickers, limon ve belki unuttugum basja seyker daha. Hersey dort dortluktu. Hele 43km civarinda bir istasyon vardi ki umarim birisi resmini cekmis veya kameraya almistir. Tatil koyunun acik bufesi gibi hazirlanmisti, soyulup kesilip hazirlanmis muzlar, parca parca dogranmis ve tek lokmalik hale getirilmis Snickers'lar, sanat eseri gibi dizilmis yiyecekler,....
 
Bakiye Duran, Bahadır İşseven ve Faruk Kar önderliğindeki organizatorler ve sponsorlarin bu yaristaki basarisi cok acik ama ben yaris esnasinda nefesim yettigince hepsine tesekkur etsem de bir kez de buradan yaristaki gonullulere tesekkur etmek istiyorum. Ayni sekilde kosanlara destek olmak icin gelenlere de.  Sanirim bugun kosan herkes bu konuda bana katilacaktir. 6-7 saat boyunca istasyonlarda bekleyip bizlere gonullu olarak yardim edenlere, atv'lerle, arabalarla parkuru dolasip guvenligi saglayanlara ne kadar tesekkur etsek az. Gonulluler olmadan yaris olmaz. Olsa da birseye benzemez.

Sanki bu organizasyonla Turkiye'de ultralarin pimi cekildi gibi geldi . Umarim yanilmam. Son olarak bir noktaya dikkat cekmek istiyorum. UTMB'ye puan veren yarislarin kriterleri malum. Km + (yukseklik degisimi /10). 1 puan veren yaris olmak icin 65 ve uzeri puana sahip olmasi lazim parkurun.

Cekmekoy parkuru bu haliyle 50km + 1200M yukseklik degisimi ile 50 + (1200/100) = 62 zorluk puanina sahip. Yani ya 50km ve 1500 metre yukseklik degisimi ya da 53km ve 1200 metre yukseklik degisimi haline getirilirse UTMB'ye 1 puan veren resmi bir yaris olmamasi icin hicbir sebep yok.

Sonuçlar için tıklayın

1 yorum:

  1. eline sağlık Aykut abi.Bu haftaki 50k öncesi Çekmeköy raporlarını hatim ediyorum:)

    YanıtlayınSil